Yabancı Hastalar Türkiye’de Doktor veya Kliniğe Nasıl Dava Açabilir?

Türkiye; estetik cerrahi, diş tedavileri, saç ekimi ve diğer sağlık hizmetleri bakımından
dünyanın birçok ülkesinden hasta kabul eden önemli sağlık turizmi merkezlerinden biridir.

Tedavilerin büyük bölümü herhangi bir sorun yaşanmadan tamamlanmakla birlikte, bazı durumlarda
hastalar hatalı tıbbi müdahale, komplikasyonların yanlış yönetilmesi, yetersiz bilgilendirme
veya diğer tıbbi hatalar nedeniyle zarar görebilir.

Özellikle tedavinin ardından kendi ülkesine dönmüş yabancı hastaların en sık sorduğu sorulardan biri şudur:
“Türkiye’de tedavi oldum ancak artık yurtdışındayım. Türkiye’deki doktor veya kliniğe dava açabilir miyim?”

Gerekli hukuki şartların bulunması halinde cevap evettir. Türkiye’de gerçekleştirilen bir
tıbbi müdahale nedeniyle zarar gören yabancı hastalar,

tıbbi malpraktis ve sağlık hukuku

kapsamında hukuki yollara başvurabilir.

Üstelik sürecin önemli bir bölümü Türkiye’de bir avukata verilecek vekaletname
(Power of Attorney – POA) aracılığıyla yürütülebildiğinden, hastanın yalnızca dava açabilmek
için Türkiye’de yaşamaya devam etmesi veya sürecin her aşamasında Türkiye’ye gelmesi genellikle gerekmez.

Ancak her tıbbi malpraktis dosyası kendi koşulları içerisinde değerlendirilmelidir.
Uygulanacak hukuki yol, sorumlu kişi veya kurumlar, gerekli deliller ve uygulanacak süreler
somut olayın özelliklerine göre değişebilir.

Yabancı Bir Hasta Türkiye’de Doktor veya Kliniğe Dava Açabilir mi?

Evet.

Hastanın yabancı ülke vatandaşı olması veya artık Türkiye’de yaşamıyor olması,
Türkiye’de gerçekleştirilen bir tıbbi müdahaleden kaynaklanan haklarını ileri sürmesine tek başına engel değildir.

Somut olayın özelliklerine göre yabancı hastaların aşağıdaki kişi ve kurumlara karşı hukuki yollara başvurması mümkün olabilir:

  • Özel hastaneler
  • Özel tıp merkezleri
  • Klinikler
  • Doktorlar
  • Diş hekimleri
  • Estetik cerrahi hizmeti sunan sağlık kuruluşları
  • Saç ekimi merkezleri
  • Diğer sağlık hizmeti sağlayıcıları
  • Kamu sağlık kuruluşları

Ancak izlenecek hukuki yol bakımından tedaviyi kimin ve hangi hukuki statü altında
gerçekleştirdiğinin belirlenmesi önemlidir.

Dava Açmak İçin Türkiye’ye Gelmek Gerekir mi?

Birçok durumda yalnızca hukuki süreci başlatmak ve takip etmek için Türkiye’ye gelmek gerekmez.
Yabancı hasta, usulüne uygun şekilde düzenlenmiş bir vekaletname ile Türkiye’deki bir avukatı yetkilendirebilir.

Verilen yetkinin kapsamına göre avukat; hukuki başvuruları, yazışmaları, uygulanabilir olduğu
durumlarda arabuluculuk sürecini ve mahkeme işlemlerini müvekkili adına takip edebilir.

Türkiye’de Tıbbi Malpraktis Sürecinde İzlenebilecek Adımlar

1. Tüm Tıbbi Kayıtlarınızı Temin Edin

Olası bir malpraktis dosyasında atılması gereken ilk adımlardan biri hastaya ait tıbbi kayıtların
eksiksiz şekilde temin edilmesidir.

Temin edilmesi gereken belgeler somut olaya göre şunları içerebilir:

  • Tıbbi raporlar
  • Ameliyat notları
  • Tedavi kayıtları
  • Aydınlatılmış onam formları
  • Epikriz raporları
  • Laboratuvar sonuçları
  • Röntgen, tomografi ve diğer görüntüleme kayıtları
  • Reçeteler
  • İmplant veya kullanılan tıbbi cihazlara ilişkin bilgiler
  • Faturalar ve ödeme belgeleri
  • Tedavi planları

2. Delillerinizi Koruyun

Tıbbi müdahaleyle ilgili bir problem ortaya çıktığında mevcut delillerin mümkün olduğunca erken
korunması önemlidir.

İşlem öncesi ve sonrası fotoğraflar, video kayıtları, WhatsApp yazışmaları, e-postalar,
faturalar, banka kayıtları, kredi kartı ödeme belgeleri ve klinik tarafından verilen tedavi
teklifleri dosyada önemli deliller arasında yer alabilir.

3. Bağımsız Bir Doktordan Tıbbi Değerlendirme Alın

Tedavinin hastanın beklediği sonucu vermemesi tek başına tıbbi malpraktis bulunduğu anlamına gelmez.
Esas olarak sağlık çalışanının tıbbi standartlara uygun davranıp davranmadığı ve iddia edilen hata ile
meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

4. Dosyanızı Türk Hukuku Bakımından Değerlendirin

Tıbbi belgeler ve mevcut deliller toplandıktan sonra özellikle şu hususlar incelenmelidir:

  • Sağlık hizmetini hukuken kim sundu?
  • Tedavi özel bir sağlık kuruluşunda mı yoksa kamu kurumunda mı gerçekleştirildi?
  • Hasta işlem öncesinde yeterince bilgilendirildi mi?
  • Geçerli bir aydınlatılmış onam alındı mı?
  • Tedavi tıbbi standartlara uygun gerçekleştirildi mi?
  • Komplikasyon doğru ve zamanında yönetildi mi?
  • Hata ile zarar arasında illiyet bağı bulunuyor mu?
  • Hangi kişi veya kurumlar hukuken sorumlu olabilir?

5. Kime Karşı Hukuki İşlem Yapılacağını Belirleyin

Malpraktis davasının yalnızca işlemi gerçekleştiren doktora karşı açılması gerektiği düşünülmemelidir.
Somut olayın özelliklerine göre doktor, cerrah, diş hekimi, özel klinik, özel hastane veya birden fazla
kişi ve kurumun sorumluluğu gündeme gelebilir.

6. Vekaletname Düzenleyin

Hasta yurtdışında yaşıyorsa hukuki temsil genel olarak vekaletname aracılığıyla sağlanabilir.
Bu sayede yabancı hastalar sürecin önemli bir bölümünü Türkiye’ye gelmeden avukatları aracılığıyla yürütebilir.

7. Uzlaşma ve Arabuluculuk Sürecini Değerlendirin

Her tıbbi malpraktis uyuşmazlığının doğrudan uzun bir mahkeme sürecine dönüşmesi gerekmez.
Uyuşmazlığın niteliğine göre taraflar arasında görüşmeler veya arabuluculuk süreci gündeme gelebilir.

8. Malpraktis Davasının Açılması

Uyuşmazlığın uzlaşma yoluyla çözülememesi ve dava şartlarının bulunması halinde yargı yoluna başvurulabilir.
Dava hazırlanırken iddia edilen tıbbi hata, meydana gelen zarar, sorumluluğun hukuki dayanağı ve talep
edilen tazminat kalemlerinin açık ve delillere dayalı şekilde ortaya konulması gerekir.

Malpraktis Davasında Bilirkişi İncelemesi Nasıl Yapılır?

Bilirkişi incelemesi, tıbbi malpraktis davalarının en önemli aşamalarından biri olabilir.
Çünkü bu uyuşmazlıklar çoğu zaman özel ve teknik tıbbi bilgi gerektirir.

Yabancı Hasta Hangi Tazminatları Talep Edebilir?

Talep edilebilecek tazminat kalemleri ve miktarı her dosyanın özelliklerine göre belirlenir.

Düzeltici Tedavi Masrafları

Revizyon ameliyatı, yeni diş tedavisi veya başka bir düzeltici işlem gerekiyorsa,
bu tedavinin maliyeti önemli bir zarar kalemi olabilir.

Ek Sağlık Giderleri

Ek doktor muayeneleri, tetkikler, ilaçlar, rehabilitasyon ve gerekli diğer sağlık harcamaları değerlendirilebilir.

Kazanç Kaybı

Komplikasyonlar veya ek tedaviler nedeniyle hastanın çalışamaması halinde belgelenebilen gelir kayıpları
tazminat talebine konu olabilir.

Çalışma Gücü Kaybı

Daha ağır zararlar hastanın çalışma kapasitesinde geçici veya kalıcı kayba neden olabilir.

Manevi Tazminat

Somut olayın özelliklerine göre hatalı tıbbi müdahalenin fiziksel ve kişisel sonuçları nedeniyle
manevi tazminat talebi de gündeme gelebilir.

Türkiye’de Hatalı Estetik Ameliyat Nedeniyle Dava Açılabilir mi?

Gerekli hukuki şartların bulunması halinde evet. Yabancı hastaların malpraktis iddiaları özellikle
çeşitli estetik ve tıbbi işlemlerden sonra gündeme gelebilmektedir.

Ancak yalnızca estetik sonuçtan memnun olunmaması tek başına tıbbi malpraktis bulunduğunu göstermez.
Tıbbi müdahalenin nasıl gerçekleştirildiği, aydınlatılmış onam, hastaya verilen bilgiler,
tıbbi standartlar ve meydana gelen zarar birlikte değerlendirilmelidir.

Aydınlatılmış Onam Formu İmzalamak Dava Açmaya Engel mi?

Hayır. Aydınlatılmış onam formu imzalanmış olması tek başına malpraktis davası açılmasına engel değildir.
Hastanın belirli riskleri kabul etmesi, hatalı veya özensiz bir tıbbi müdahaleye onay verdiği anlamına gelmez.

Malpraktis Davası Ne Kadar Sürer?

Her malpraktis davası için geçerli tek bir süre vermek mümkün değildir. Davanın süresi;
uyuşmazlığın karmaşıklığına, davalı sayısına, bilirkişi incelemelerine, mahkemenin iş yüküne
ve istinaf veya temyiz süreçlerine göre değişebilir.

Malpraktis Davası Açmak İçin Süre Sınırı Var mı?

Evet. Tıbbi malpraktis uyuşmazlıklarında zamanaşımı ve diğer hukuki başvuru süreleri söz konusu olabilir.
Ancak uygulanacak süre sağlık hizmetinin özel veya kamu kuruluşunda sunulmasına, talebin hukuki dayanağına
ve somut olayın özelliklerine göre değişebilir.

Kendi Ülkenize Döndüyseniz Ne Yapmalısınız?

  1. Komplikasyon yaşıyorsanız uygun tıbbi yardımı alın.
  2. Türkiye’deki tüm tıbbi kayıtlarınızı talep edin.
  3. Fotoğraf, mesaj, e-posta ve ödeme belgelerini saklayın.
  4. Gerekli ise bağımsız bir doktordan tıbbi değerlendirme alın.
  5. Düzeltici tedavi gerekiyorsa yazılı tedavi planı ve fiyat teklifi alın.
  6. Ek sağlık harcamalarınızı ve varsa kazanç kaybınızı belgelendirin.
  7. Hukuki sonuçlarını bilmeden ibraname veya feragatname imzalamayın.
  8. Dosyanızı gecikmeden Türkiye’de hukuki açıdan değerlendirin.

Yabancı Hastalar İçin Türkiye’de Malpraktis Hukuku

Başka bir ülkeden Türkiye’deki doktor veya kliniğe karşı hukuki süreç yürütmek ilk bakışta karmaşık görünebilir.
Ancak gerekli vekaletname düzenlendikten sonra hukuki sürecin önemli bir bölümü Türkiye’deki avukatlar aracılığıyla
uzaktan yürütülebilir.

Zen Law Partners olarak Türkiye’de tedavi görmüş yabancı hastaların

tıbbi malpraktis ve sağlık hukuku uyuşmazlıklarında

hukuki destek sağlıyoruz.

Türkiye’de Tıbbi Malpraktis Yaşadığınızı mı Düşünüyorsunuz?

Türkiye’de geçirdiğiniz estetik operasyon, diş tedavisi, saç ekimi veya başka bir tıbbi müdahale
sonrasında zarar gördüğünüzü düşünüyorsanız ilk adım, mevcut tıbbi delillerin olası bir malpraktis
iddiasını destekleyip desteklemediğinin değerlendirilmesidir.

Zen Law Partners, Türkiye’de tıbbi malpraktis ve sağlık hukuku alanında Türk ve yabancı müvekkillere
hukuki destek sağlamaktadır.


Dosyanızın hukuki açıdan değerlendirilmesi için Zen Law Partners ile iletişime geçebilirsiniz.


Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.
Uygulanacak hukuki yol, sorumlu kişi ve kurumlar, zamanaşımı ve diğer başvuru süreleri ile talep
edilebilecek tazminat, her somut olayın özelliklerine göre değişiklik gösterebilir.

ÜCRETSİZ HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Whatsapp

+90 532 050 04 19

E-Posta

info@zenlawpartners.com

Adres

Maslak Mah. Aos 55. Sok. 42 Maslak Sitesi No:4 Sarıyer/İstanbul