Çene Cerrahisi Malpraktisi

Çene Cerrahisi Malpraktisi

Çene cerrahisi, çene yapısındaki fonksiyonel veya estetik sorunların giderilmesi amacıyla uygulanan uzmanlık gerektiren cerrahi işlemleri kapsamaktadır. Operasyon sırasında meydana gelen hatalar, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkileyebilecek ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.

Çene cerrahisi malpraktisi vakaları genellikle yanlış teşhis, hatalı cerrahi planlama, sinir yapılarına zarar verilmesi veya ameliyat sonrası bakım eksikliklerinden kaynaklanmaktadır.

Bu tür tıbbi hatalar sonucunda çene fonksiyonlarında bozulma, kalıcı ağrı, his kaybı, çiğneme problemleri ve estetik deformasyonlar meydana gelebilmektedir.

Tıbbi ihmal nedeniyle mağdur olan hastalar, sağlık kuruluşları ve ilgili sağlık profesyonellerine karşı hukuki haklarını kullanarak tazminat talebinde bulunabilmektedir.

Faydalı Bilgiler

Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye’de Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Malpraktisi Davaları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Ağız, diş ve çene cerrahisi sonrasında geçici sinir etkilenmeleri görülebilir. Ancak ameliyattan sonra aylarca süren veya kalıcı hâle gelen uyuşukluk, işlem sırasında sinir hasarı meydana geldiğini gösterebilir. Eğer önlenebilir sinir yaralanması ihmalkâr tedaviden kaynaklandıysa, tazminat talebinde bulunma hakkınız olabilir.
Hayır. Bir vekâletname verildikten sonra, yasal temsilcileriniz mahkeme süreçlerini, resmî başvuruları ve ilgili kurumlarla yapılacak yazışmaları sizin adınıza yürütebilir. Uluslararası hastalar, mahkeme duruşmalarına şahsen katılmadan Türkiye’de ağız, diş ve çene cerrahisi malpraktisi davası açabilirler. Süreç boyunca avukatlarınız haklarınızı temsil edecek ve tüm önemli gelişmeler hakkında sizi bilgilendirecektir.
Hastalar genellikle fonksiyonu iyileştirmek, ağrıyı azaltmak veya yapısal sorunları düzeltmek amacıyla çene ameliyatı geçirirler. Eğer ameliyat sonrasında belirtileriniz kötüleştiyse, kapanış (ısırma) problemleri ortaya çıktıysa, yüz asimetrisi geliştiyse, kronik ağrı oluştuysa veya çiğneme ve konuşma güçlükleri yaşamaya başladıysanız, ihmalkâr tedavinin bu sonuca katkıda bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekebilir.
Revizyon ameliyatına ihtiyaç duyulması tek başına malpraktis olduğu anlamına gelmez. Ancak ikinci ameliyatın gerekli hâle gelmesi; önlenebilir cerrahi hatalar, yetersiz planlama, yanlış sabitleme teknikleri, kabul edilmiş tıbbi standartlara uyulmaması veya uygun olmayan tedavi nedeniyle gerçekleşmişse, malpraktis davası açma hakkınız doğabilir.
Başarılı bir malpraktis davası sonucunda; ilk operasyonun maliyeti, revizyon ameliyatı giderleri, tıbbi tedavi masrafları, seyahat ve konaklama giderleri, gelir kaybı, yaşanan acı ve ıstırap, psikolojik zararlar ile uzun vadeli fonksiyonel veya estetik zararlar için tazminat talep edebilirsiniz. Türkiye’deki tıbbi malpraktis davaları genellikle beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan, erken hukuki danışmanlık almak önemlidir.

Zen Law Partners olarak, Türkiye’de ağız, diş ve çene cerrahisi malpraktisi ve diğer tıbbi ihmal vakaları nedeniyle zarar gören uluslararası hastalara destek sağlıyoruz. Hukuk ekibimiz, estetik cerrahi malpraktisi ve tıbbi ihmal davalarında müvekkillerini temsil etme konusunda kapsamlı deneyime sahiptir ve hukuki süreç boyunca haklarınızın korunmasına yardımcı olmaktadır.

Sunduğumuz Hizmetler


Ücretsiz Ön Değerlendirme

Dosyanızı inceleyerek tazminat talep etme hakkınızın bulunup bulunmadığı konusunda sizi bilgilendiriyoruz.

 

Tıbbi Malpraktis Alanında Uzman Hukuki Temsil

Ekibimiz, estetik cerrahi ve tıbbi ihmal davalarına yönelik uzmanlaşmış hukuki destek sunmaktadır.

 

Uluslararası Hastalara Destek

İster hâlen Türkiye’de olun ister ülkenize dönmüş olun, talebinizin her aşamasında size rehberlik ediyoruz.

 

Ağız, diş ve çene cerrahisi malpraktisi nedeniyle zarar gördüğünüze inanıyorsanız, dosyanızı değerlendirmek ve hukuki seçeneklerinizi görüşmek için iletişim formumuz veya aşağıdaki WhatsApp butonu aracılığıyla Zen Law Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Kurucularımız

Diğer Uzmanlık Alanlarımız