Türk Hukukunda Mutlak Butlan Kavramı

TÜRK HUKUKUNDA MUTLAK BUTLAN KAVRAMI

Son dönemde hukuk gündeminde en sık tartışılan kavramlardan biri mutlak butlan kavramı olmuştur. Özellikle kamuoyuna yansıyan bazı hukuki uyuşmazlıklar ve sosyal medyada yapılan değerlendirmeler sonrasında, mutlak butlanın ne anlama geldiği, hangi durumlarda uygulanabileceği ve hukuki sonuçlarının neler olduğu yoğun şekilde merak edilmektedir.

Ancak uygulamada mutlak butlan kavramının sıklıkla yanlış kullanıldığı, farklı hükümsüzlük halleriyle karıştırıldığı ve teknik anlamı dışında değerlendirildiği görülmektedir. Oysa mutlak butlan, Türk hukukunda oldukça ağır sonuçlar doğuran ve sınırlı hallerde uygulama alanı bulan bir hükümsüzlük türüdür.

Türk hukukunda geleneksel olarak “mutlak butlan” olarak adlandırılan bu kurum, öğretide çoğunlukla “kesin hükümsüzlük” kavramı ile ifade edilmektedir.

Mutlak Butlan Nedir?

Mutlak butlan, bir hukuki işlemin kurulduğu andan itibaren kesin hükümsüz sayılmasıdır. Başka bir ifadeyle hukuk düzeni, söz konusu işlemi geçerli kabul etmez ve işlem kural olarak hiç hüküm doğurmamış sayılır.

Mutlak butlanın temel dayanağı Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesidir. Buna göre;

  • kanunun emredici hükümlerine aykırı,
  • ahlaka aykırı,
  • kamu düzenine aykırı,
  • kişilik haklarını ihlal eden,
  • konusu objektif olarak imkânsız olan

hukuki işlemler kesin hükümsüzdür.

Mutlak butlanın amacı yalnızca taraf menfaatlerini korumak değildir. Asıl amaç, hukuk düzenini ve kamu düzenini korumaktır. Bu nedenle bazı hukuka aykırılıklar yalnızca sözleşmenin taraflarını değil, doğrudan toplumsal düzeni de ilgilendirir.

Mutlak Butlanın Özellikleri

Mutlak butlan, Türk hukukundaki en ağır hükümsüzlük yaptırımlarından biridir. Bu nedenle sonuçları oldukça kapsamlıdır.

Mutlak butlanla sakatlanan bir işlem:

  • sonradan geçerli hale getirilemez,
  • taraf iradesiyle düzeltilemez,
  • hukuki yararı bulunan herkes tarafından ileri sürülebilir,
  • mahkeme tarafından resen dikkate alınabilir.

Ayrıca mutlak butlan iddiası kural olarak zamanaşımına tabi değildir. Bununla birlikte, kesin hükümsüz işlem nedeniyle doğan bazı yan talepler bakımından farklı zamanaşımı hükümleri uygulanabilir.

Mahkemenin mutlak butlanı kendiliğinden dikkate alabilmesi, bu kurumun kamu düzeniyle doğrudan bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Hangi Durumlarda Mutlak Butlan Gündeme Gelir?

Mutlak butlan yalnızca borçlar hukukunda değil; ticaret hukuku, şirketler hukuku, miras hukuku ve taşınmaz hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda da gündeme gelebilmektedir.

Emredici Hukuk Kurallarına Aykırılık

Kanunun açık şekilde yasakladığı bir hukuki işlemin yapılması halinde mutlak butlan söz konusu olabilir.

Örneğin;

  • hukuken yasaklanmış sözleşmeler,
  • devri mümkün olmayan hakların devri,
  • kanunun geçerlilik şartı olarak öngördüğü şekle uyulmayan işlemler

kesin hükümsüz sayılabilir.

Özellikle taşınmaz satış sözleşmelerinin tapu müdürlüğünde resmi şekilde yapılmaması uygulamada sık karşılaşılan örneklerden biridir.

Kamu Düzenine ve Ahlaka Aykırılık

Toplumun genel ahlak anlayışına veya kamu düzenine açık şekilde aykırı olan işlemler hukuk düzeni tarafından korunmaz.

Örneğin;

  • suç işlenmesi amacıyla yapılan sözleşmeler,
  • kişilik haklarını ağır şekilde ihlal eden anlaşmalar,
  • bireyin ekonomik veya kişisel özgürlüğünü ölçüsüz biçimde sınırlandıran hükümler

mutlak butlan kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak her ahlaki tartışma veya toplumsal tepki doğuran durum mutlak butlan anlamına gelmez. Hukuki değerlendirme, somut olayın özellikleri dikkate alınarak yapılmalıdır.

Konunun Objektif Olarak İmkansız Olması

Bir hukuki işlemin konusu, işlem kurulduğu anda objektif olarak imkansız ise işlem baştan itibaren geçersiz sayılır.

Burada önemli olan husus, imkansızlığın sonradan değil, işlemin kurulduğu anda mevcut olmasıdır. Sonradan ortaya çıkan imkansızlık halleri farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Şekil Şartına Aykırılık

Türk hukukunda bazı hukuki işlemler için özel şekil şartları öngörülmüştür. Kanunun geçerlilik şartı olarak aradığı şekle uyulmaması halinde işlem kesin hükümsüz hale gelebilir.

Özellikle;

  • taşınmaz satış sözleşmeleri,
  • resmi şekle tabi işlemler,
  • bazı kefalet sözleşmeleri

uygulamada sıklıkla uyuşmazlık konusu olmaktadır.

Mutlak Butlan ile Yokluk Arasındaki Fark

Uygulamada en çok karıştırılan konulardan biri mutlak butlan ile yokluk kavramlarıdır.

Yokluk halinde hukuki işlemin kurucu unsurları hiç oluşmamıştır. Bu nedenle hukuk düzeninin tanıyabileceği bir hukuki işlemden söz etmek mümkün değildir.

Mutlak butlanda ise işlem görünüşte kurulmuştur; ancak içerdiği ağır hukuka aykırılık nedeniyle hukuk düzeni tarafından geçersiz kabul edilmektedir.

Dolayısıyla yokluk halinde hukuki işlemin hiç doğmadığı kabul edilirken, mutlak butlanda kurulmuş görünen işlemin kesin hükümsüzlüğü söz konusudur.

Bu ayrım özellikle dava stratejisi, ispat yükü ve hukuki sonuçlar bakımından önem taşımaktadır.

Her Hukuka Aykırılık Mutlak Butlan Sonucu Doğurur mu?

Türk hukukunda her hukuka aykırılık mutlak butlan sonucunu doğurmaz. Bazı hukuka aykırılıklar yalnızca iptal edilebilirlik sonucunu doğururken, bazı durumlarda işlem geçerliliğini korumaya devam edebilir.

Örneğin hata, hile veya korkutma gibi irade sakatlıklarında kural olarak mutlak butlan değil, iptal edilebilirlik gündeme gelir.

Bu nedenle somut olayın niteliğinin dikkatli şekilde değerlendirilmesi gerekir.

Özetle

Mutlak butlan, Türk hukukundaki en ağır hükümsüzlük türlerinden biridir. Kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, ahlaka veya kişilik haklarına ağır şekilde aykırı olan işlemler bakımından uygulanır ve işlemin baştan itibaren kesin hükümsüz sayılması sonucunu doğurur.

Bununla birlikte her hukuka aykırılık mutlak butlan sonucunu doğurmaz. İşlemin niteliği, ihlal edilen hukuk kuralı, kamu düzeniyle bağlantısı ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle yüksek ekonomik değere sahip sözleşmelerde, ticari ilişkilerde ve teknik hukuki uyuşmazlıklarda sürecin uzman hukukçular tarafından değerlendirilmesi, ileride doğabilecek ciddi hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşımaktadır.

“`

ÜCRETSİZ HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Whatsapp

+90 532 050 04 19

E-Posta

info@zenlawpartners.com

Adres

Maslak Mah. Aos 55. Sok. 42 Maslak Sitesi No:4 Sarıyer/İstanbul