MALPRAKTİS KOMPLİKASYON AYRIMI
Özellikle malpraktis konulu davalarda vakıalar değerlendirilirken malpraktis ile komplikasyon ayrımını yapmak büyük önem taşımaktadır. Öyledir ki; her tıbbi müdahale belirli riskler taşır. Komplikasyon, bir hastalığın devamı sırasında meydana gelen patolojik olayları, tıbbi rahatsızlığın başka bir rahatsızlığa dönüşmesini ifade etmektedir.
Malpraktis ise daha önceki makalemizde değindiğimiz üzere; kısaca tıbbi hata olarak ifade edilir. Modern hukukta meslek mensuplarının sorumluluğuna ilişkin ayrı özel hükümler sevk edilmemektedir. Sorumluluk kusura dayalı genel sorumluluktur. Bu nedenledir ki, hekimin sorumluluğu ancak kusurlu uygulama hatasından dolayıdır. Buna karşılık komplikasyon dolayısıyla hekim sorumlu tutulamaz. Tıbbın gerek ve kurallarına uygun davranılmakla birlikte sonuç değişmemiş ise hekim ve hastane sorumlu tutulamaz.
Komplikasyonda, malpraktisten farklı olarak hekim hatası söz konusu değildir. Komplikasyon gerekli tüm önlemlerin alınmasına rağmen olumsuz bir neticenin gerçekleşmesi durumlarını kapsamaktadır.
MALPRAKTİS NEDENİYLE TAZMİNAT SORUMLULUĞU
Hekimin ve/veya sağlık kuruluşunun tıp hukukundan kaynaklanan sorumluluklarına kusurlu bir biçimde aykırı davranması ve bu sebeple hastanın zarar görmesi halinde, ortaya çıkan zararların tazmin edilmesi gerekir. Malpraktis nedeniyle açılan davalarda temel amaç, hastanın uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesidir.
MALPRAKTİS DAVALARINDA MADDİ TAZMİNAT
Maddi tazminat kavramına değinirken öncelikle maddi zarara değinmek gerekecektir. Tıp hukuku bakımından maddi zarar; başarılı bir tedavi veya ameliyat yapılsaydı hastanın bulunacağı durum ile mevcut durum arasındaki para ile ölçülebilen zararı ifade eder. Estetik ameliyat nedeniyle doğan bedensel zararların tazmininde zarar gören, Türk Borçlar Kanununun 54. Maddesine göre maddi tazminat olarak;
- Tedavi giderleri,
- Kazanç kaybı,
- Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar,
- Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplarını talep edebilir.
Buna,
- Destekten yoksun kalma ve ölüm nedeniyle doğan cenaze masrafı gibi diğer zararlar eklenebilir.
Tıbbi malpraktis halinde talep edilebilecek maddi tazminat kalemlerinden ilki tedavi giderleridir. Tedavi giderleri olarak; zararın giderilmesi için yeniden yapılması gereken teşhis, tedavi, ameliyat, ilaç, hastane, yatak, ulaşım, dinlenme, yardımcı ve hizmetçi masrafları sayılabilir.
MALPRAKTİS DAVALARINDA MANEVİ TAZMİNAT
Manevi tazminat kavramından bahsedilmesi için öncelikle manevi zararın açıklanması gerekir. Doktrinde manevi zarar “hatalı tedavi sonucunda hastanın duyduğu bedensel ve manevi acı, hayat zevklerinde oluşan azalma” olarak tanımlanmıştır. Hastanın yaşadığı manevi tahribat, anksiyete veya duygusal bozuklukları kişinin manevi zararlarını oluşturur.
Manevi tazminat ise yukarıda bahsettiğimiz manevi zararların ödetilmesidir. Manevi tazminat Türk Borçlar Kanununun 56. Maddesinde düzenlenmiştir. Manevi tazminat, zarar gören hastanın uğradığı zararı, acı ve üzüntüyü dindirecek veya en azından azaltacak bir tatmin sağlamayı amaçlar. Emsal davada göz üstü kapağı ve orta yanak germe amacıyla yapılan estetik ameliyatta, ameliyat sonrası deformasyon ve aşağı doğru çökme gözlemlenmesi üzerine, davalı tarafından ikinci ameliyat yapılmış ancak istenen sonuç elde edilememiştir. Yüksek mahkemenin incelemesinde, davacının operasyonlardan istenilen sonucu elde edememiş olması nedeniyle davacı lehine manevi tazminat verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
SONUÇ
Malpraktis ile komplikasyon arasındaki ayrım, sağlık hukuku alanında açılan davaların temelini oluşturmaktadır. Tıp kurallarına uygun şekilde gerçekleştirilen bir müdahale sonucunda ortaya çıkan kaçınılmaz komplikasyonlardan dolayı hekim sorumlu tutulamazken, gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali sonucu meydana gelen zararlar bakımından doktor, hastane, sağlık turizmi yapılması halinde sağlık turizm acentası ve varsa diğer sağlık kuruluşlarının tazminat sorumluluğu gündeme gelebilmektedir.
Bu nedenle tıbbi müdahale sonrasında beklenmeyen bir zarar ile karşılaşan hastaların, olayın bir komplikasyon mu yoksa malpraktis mi olduğunu değerlendirebilmek için sağlık hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki destek almaları önem taşımaktadır. Özellikle malpraktis tazminatı, doktor hatası davaları, estetik ameliyat malpraktisi ve sağlık turizmi kaynaklı tıbbi ihmal uyuşmazlıklarında erken hukuki değerlendirme, hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Av. İdil Zeynep Yağlıca
09.06.2026
Zen Law Partners


